Makale Dizini

Meliha teyze çok güzel, zarif bir bayandı.İki eli kanda olsa da Muhtar enişte gelmeden temiz elbisesini giyer,süslenir, rujunu sürer, onu karşılardı.Filize de bunu nasihat etmişti.Çok lezzetli yemekler ve mezeler yapardı.

Ertesi gün Basmane’den bir otobüse bindim. Kıvrımlı deniz koylarından, otobüsümüz kıvrıla kıvrıla Mordoğan’aHalillere getirdi beni.

Mordoğan; müthiş güzel turkuaz koyları, bembeyaz kumları olan bir yerdi.Turizmin hışmına uğramamış, bakir bir yerdi.Her yer doğal güzelliğinde, her yer buram buram Ege Denizi’nin gizemli güzelliklerini taşıyordu.Koylardan denize baktığın zaman, beyaz kumlu denizde yüzen Kefal balıklarını görebilirdin.Sanki akvaryumdu!

Halil, beni annesi ve babası ile tanıştırdı.Beni çok samimi bir şekilde karşıladılar.

“Hoş geldin,” dediler.

Akşam yemek vaktine kadar Halil ile etrafı gezdik.

“Yarın balığa çıkalım mı?” dedi.Ben:

“Sevinirim, balık tutmasını bilmem,bizim Kars’ta deniz yoktu, sen bana öğretirsin.” deyince gülüştük.

“O zaman erken yatalım, erken kalkacağız.”

Sahilde bir sandalları vardı, sandala bindik,kıyıdan biraz ileriye açıldık.Balıkçılıkta çok deneyimli olan arkadaşım,bana kefal tutacağımızı söyledi.Ben bu konuda hiçbir şey bilmiyordum.Bir saat içinde bir kova balık yakalamıştık.Balık nasıl avlanır ondan öğrenmiştim.

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.