Makale Dizini

burada seyrettim.Şehrin heyecanlarını kutlamalarını, şampiyon kulüplerin konvoylarını bu balkondan izledim.Kişiliğimi bu kentte buldum.Ben İskenderun, İskenderun ben olduk…

“Çocuklarım, bana diyorsunuz ki, kök saldığın bu kentten köklerini kopar git.Ben nasıl giderim?”

Oysa onlar benim hakkımda çoktan kararı vermişlerdi.Sabah kahvaltısında büyük kızım:

“Baba,senmademki burada kalınca faaliyetlerine devam edeceksin,biz burada kalmanı kesinlikle istemiyoruz.Sana iki seçenek sunuyoruz.Ya İstanbul’a veya Antalya’ya taşınmalısın!”

“Çocuklarım, galiba siz haklısınız, ama bu bana çok zor gelecek.Annene de zor gelecek.Onunda kırk yıllık dostları var,o da onları bırakıp gidecek.Orada bunalıma girecek.Bize biraz müsaade, annenle düşünelim.Kararımızı size bildiririz.”

Günlerce düşündük.Gitsekmi,kalsak mı?Bir türlü karar veremedik.Hani şarkıdaki gibi;

“gitmek mi zor,

 kalmak mı zor,

o sabahı gel bana sor.”

Sabah akşam arpacık kumrusu gibi düşündük. İstanbulmuAntalyamı?İstanbul’da akrabalarım, oğlum Alpay, kızım Yeşim vardı.Her ne kadar cazip geldi ise de Antalya’da kızım Diş Hekimi Cemre vardı.Antalya’da trafik sorunu yok.Doğa güzel.Dünya kenti.En sonunda Antalya’ya gitmeye karar verdik ve evlatlarımıza bildirdik.

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.