geldi. Arkasından Cemil adaşım da takım elbise giyinmiş, eşi ile geldiler.
O anda Selami bir bana baktı, bir Yusuf’a:
“Fena tezgâha geldim, alacağınız olsun! Beni çok fena işlettiniz.Bunun hesabını sorarım size!” dedi.
“Canım, mandanın parasıyla hesabı ödeyelim,üstünü iade ederiz. Lütfen helal et!” dedim.
Herkes gülmekten katıldı.
Yıl 1972, sevgili arkadaşım Diş Hekimi Binbaşı Taylan Dora Bartın’dan İskenderun Deniz Hastanesi diş servisine atandı.Taylan çok sevdiğim menekşe gözlü sınıf arkadaşım Mine ile evliydi.1970’te Bartın’a gitmiş, deniz kenarında yaptırdığı motelde kalmıştık.Bizi çok güzel ağırlamışlardı.
Gelir gelmez, merhaba bile demeden:
“Cemil, ben buraya tatile geldim.Klinik şefi yine sensin.Arada bir Bartın’a gideceğim.Hastaların bana alışmasını istemiyorum.” dedi.
“Taylan kardeşim, bu nasıl olur? Resmen buranın hekimisin.”
“Sen ne diyorsam onu yap,gerisine karışma!”
Güldüm.Kliniğe devam ettiği süre içinde hastalara,Ben kayıt memuruyum, diye kendini takdim ediyordu.Bazen dehasta bakıcıyım, derdi.Çay kahve içerek akşamı ederdi.Bartın’da kliniği vardı,sınıf arkadaşım Diş hekimi Mine’nin hatırı için iki sene Taylan’ı idare ettim.
Başhekim Alb. Hamdi Karabacak da bu oyunun içine dahil oldu.Artık Taylan Başhekim’le nasıl anlaştı, onu bilemem.Ara sıra Başhekim’in eşi, kızı gelirdi