Ertesi gün otobüsle İstanbul’a geldik, henüz eşyalarımızı Anadolu Kavşağı’nataşımamıştım. Bizim Kartal’daki eve geldik. Daha kapıdan içeri girmiştim ki, arkadaşlarımdan bir telefon geldi.
“Askerlik dersinden ikmale kaldın.İki gün sonra sınava gel,” mesajını aldım.Ben mi yanlış yapmıştım,komutan mı unutmuştu.Tekrar İzmir’e gittim.Sınava girdim.Rahat, hazır ol,tüfek omuza,esas duruş…
Sınav bitti, geçtim.Mantık aradım, kediler kapmıştı.Tekrar otobüse binip İstanbul’a geldim.
YENİ BİR HAYATA BAŞLIYORUZ
Anadolu Kavağı, İstanbulBoğazı’nın son inci tanesi!966’larda tipik bir balıkçı köyü.O yıllarda halka açılmamış ve tahrip edilmemiş bir mücevher.İnsanları sımsıcak, samimi,doğası bozulmamış, güzel bir balıkçı köyü.
Üst Komutanlığına geldim. Kırk yataklı revire geldim.İki katlı bir binaydı.Baş Hekim Tabip Binbaşı Kayhan Atbiner’di. Kendisini ziyaret ettim.Göreve başlayacağımı söyledim.
“On beş gün meyil müddetin var, kullanmayacak mısın?”diye sordu.
“Kullanmayacağım komutanım.Birara evimi taşırım.” dedim.
Bana şimdilik lojman tahsisi yapamıyorlardı.Köyde iki yatak odalı bir ev kiraladım.Pendik’ten