Makale Dizini

başka dünya demekti.Kendimi askeri okula gitmiş gibi hissediyordum. Kimbilir kimlerle beraber olacaktım.Yatılı okula alışabilecek miydim? Benden başka on beş-yirmi kişi Demir Yolları hesabına okuyan vardı.

Kısa zamanda onlarla tanıştım.Bizim sınıftan Halil Bayar’lada böylece tanışmış oldum.Onunla kader birliği yaptık.Beraber çalışıyor, beraber geziyorduk.Annesi babası Ankara’da imiş.Hafta sonları bize götürüyordum.Anamın yemeklerinden yediriyordum.Çok mutlu oluyordu.

Haydar Paşa Lisesinde yatılı olmak demek, sabahın köründe nöbetçi öğrenci tarafından kaldırılmak, kalkmayanları ise nöbetçi öğretmenin okşayarak kaldırması demekti.

Elimizi yüzümüzü yıkadıktan ve dişlerimizi fırçaladıktan sonra,kahvaltıya alt kata iniyorduk.Kahvaltıda bir su bardağı çay, bir gün sana yağı, reçel;bir gün zeytin ile kahvaltı yapıyorduk.Sonra sabah etüt sınıfına gidiyorduk. Yarım saat sonra derse giriyorduk.

Öğleyin yemekhanede yemek yedikten sonra,kimimiz orta bahçede top oynamaya koşarken, kimimiz de tuvalete sigara içemeye koşardık. Arada bir Müdür Muavini Ömer Boncuk tuvaletlere dalar, önüne gelene sopa atardı.O sopa atmaktan, arkadaşlar sigara içmekten hiç vazgeçmediler.

Öğleden sonra iki derse daha girerdik.Akşam beş ile altı arası serbestti.Akşam yemeğini saat altıda yerdik.Bir saat dinlendikten sonra akşam etütlerine 

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.