Makale Dizini

hiçbir şey yoktu.Büyük bir iştahla derslerime çalışmaya başladım.Kırık notlarım düzelmeye başlamıştı.

Bir gün Musaamcalar eşinin rahatsızlığı nedeniyle Erzurum’a Devlet Demir Yolları Hastanesine gittiler.Ben evde yalnız kalmıştım.Biraz korkuyordum, ama yalnız kalabilecek yaştaydım.

O cumartesi öğleden sonra yer sofrasını kurdum, kitaplarımı getirdim.Çalışmadan evvel sobayı yaktım.Çabuk tutuşsun diye çokça çıra koydum.Tam çalışmaya koyulmuştum ki, dışarıdan bağrışmalar duydum.

“Çık dışarı, ev yanıyor!”

İçeride yanan bir yer yoktu.Dışarı çıktığımda bacanın tutuşup yandığını görebildim.Komşular itfaiye çağırmışlardı.İtfaiye geldi, bacayı söndürdü.Evin içi batmıştı.Ne yapacağımı bilemiyordum.Komşular:

“Üzülme, senin suçun yok!” dediler.

“Baca zamanında temizlenmemiş.Buraları da biz hallederiz.”

Sevinmiştim, ama içimdeki suçluluk duygusu gitmiyordu.Yangına ben sebep olmuştum!

Biraz sonra bir jiple polisler geldiler.Beni karakola götürdüler.Böylece küçük yaşta karakolla tanışmış oldum.Polis amcalar çok şefkatli davrandılar.

“Korkma, usulen ifadeni almak mecburiyetindeyiz,devlet malına zarar vermekten dolayıbu ifadeyi alacağız.Bize olanı biteni anlat.” dediler.

Anlattım, ifademin altına imzamı attım. Beni eve geri getirdiler.

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.