Makale Dizini

faaliyetlerine izin vermemekgibi eylemleri gün geçtikçe yoğunlaşıyordu.Bugünde aynı baskıları yaşıyoruz, hatta daha ileri boyutlarda. Tarih tekerrürden ibaret galiba…

Biz de liseli olarak bütün bu olan bitenlerin farkındaydık,ama elimizden bir şey gelmiyordu. Ancak olayları protesto etmekle yetiniyorduk. İçimizde büyük bir isyan ve nefret vardı.

Lise son sınıftaydık. 27 Mayıs 1960 sabahı, 04’te sınıfımızın hamam günüydü. Hamamdan çıktık. Görevliler,heyecan içinde;

“Gözümüz aydın!İhtilal oldu!” dediler.

Alt kattan, üçüncü kata merdivenleri üçer beşer bir solukta çıktık.Elbiselerimizi giydik. Bütün yatakhaneleri ayağa kaldırdık.Arkadaşlar, uyku mahmurluğuyla inanamıyorlar,kimileri çığlık atıyor,yastıklar havada uçuşuyor,kimileride küfür ederek, oh oldu, diyordu.

Pencerelere koştuk.Ortalık sakindi,yalnız kuşlar koro halinde şarkı söylüyorlardı.Biraz sonra bir askeri cemse geçti,bağırdık, el salladık.İçimiz içimize sığmıyordu.Bir zulümden, bir satılmışlıktan kurtulmuştuk.Artık özgürdük.Türkiye tekrar aydınlık ufuklara açılacaktı.Artık düşüncesinden dolayı kimse hapis olmayacaktı, herkes fikirlerini özgürce yazabilecekti.Kitaplar tutsak olmayacaktı.Kitaplar yakılmayacaktı.Aklımdan bunlar geçiyordu.

Arkadaşım Ferit’e dedim:

“Ben buraya sığamıyorum, Kadıköy’e gidelim!”

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.